“Bölüğün Muharebe Eğitimi” Adlı Eserinden

“Subaylarımızın taktik bilgilerini geliştirmek amacıyla yapılacak tatbikatın hazırlanması gösteri ve idaresiyle görevlendirilen bir amir, askerî mevki yakınında kullanılabilir bir araziyi arayıp bulmaya her zaman çalışmalıdır. Bu araziyi, eğitimin yapılmasından önce bütün ayrıntılarıyla incelemesi de faydalıdır. Arazinin durumu, tatbikat ve manevra meselesinin tertibine etki edebilir.

Subaylarımız topçu taktiğini öğrenmelidir. Bu konudaki bilgiler kıtaların büyük birlikler içindeki muharebesi bakımından eğitim ve öğretimde oldukça etkilidir.

Piyade ile topçu kesin olarak birbirine bağımlıdır. Muharebede ikisi de düşmana karşı ateş üstünlüğü sağlamada ortak hedef gözetir. Bundan dolayı bu iki sınıfın muharebede yardımlaşması pek sıkı ve mükemmel olmalıdır.

Birbirine dayanmak, birinin kazandığı menfaatlerden diğerini yararlandırmak, biri tehlikede olduğu zaman gerekirse diğerinin onun için kendini feda etmesi; özet olarak piyade için topçu hattının aralıklarından geçmek kesinlikle bu iki sınıfın karşılıklı yapmaya zorunlu olduğu konulardır. Bu konuların bağlı olduğu şartları inceleme ve bu şartların uygulanmasına yardımcı olan eğitimlerle bu konuda kendimizi hazırlamaya mecburuz. Bu düşman bataryasıyla karşı karşıya bulunduğumuz zaman nasıl hareket edileceğini, yani düşman topçu ateşi altında yapılacak yürüyüşleri, düşman topçusuyla muharebe ve özet olarak bir düşman bataryasının birdenbire ateşine yakalandığı zamandaki hareket şeklini kesin olarak öğrenmeliyiz.

Bu hususların öğrenilmesini, yalnız tatbikat zamanlarında doğacak fırsatlara bırakmak yetmez; yalnız muharebe eğitimlerinin yapılması, subaylarımızın savaş bakımından yetiştirilmesini eksik bırakır.”

“Açıklama safhası daima basit olan savunma muharebesi, eğitim ve öğretim bakımından doğal olarak taarruz muharebesi kadar faydalı değildir.

Gerçekten taarruz, savunmaya oranla daha uzun bir eğitim ve öğretim gerektirir. Çünkü taarruzda ast birlik komutanlarına bırakılan görevler daima değişken ve bazen de çok karışıktır. Savunmada böyle değildir; ast birlik komutanlarına düşen görevler nispeten daha basittir.”

“Düşmanın zayiata uğradığı anlaşıldığı zaman onun dayanma gücü tamamıyla kırılıncaya kadar ateş üstünlüğünün devamına gayret gösterilmelidir. Eğer düşman üzerinde etki etmeye uygun olmayacak derecede uzak bulunuluyorsa ona yaklaşma çareleri aranır.”

“ ‘Piyade sınıfı, özünde bulunan taarruz ruhunu daima geliştirmelidir. Her ne pahasına olursa olsun düşmanın üzerine atılmak fikri bütün tutum ve davranışlarına egemen olmalıdır.’ esas kaidesinin birliklere yerleştirilmesine çalışılmalı ve birliklere gereksiz korkulu taarruz safhası yaptırmaktan sakınılmalıdır.”

“Kıta komutanı vasıta seçiminde kendi yetkilerinin sınırsız olmadığını bilmelidir. Bu amacın sağlanması için ast komutanlarını çabuk karar vermeye zorlayacak muharebe durumları yaratılmalıdır.

Astlar sonradan gelen emirleri yerine getirirken tehlike gördüklerinde cesaretle alacakları kararlarla muharebenin sonucunu kendi lehlerine değiştirebilirler. Ancak ast komutanlar amirlerinin arzuları doğrultusunda hareket etme alışkanlığını kazanmalıdır. Belirli bir çerçevede olmak üzere her komutanın inisiyatifini kullanması, muharebenin kazanılmasında temel ilkelerdendir. Eğitimlerimizin asıl amacı, bu temel ilkenin uygulamasını subaylarımıza öğretmek olmalıdır.

Yorum Ekle