ASKER KELİMESİNİN ANLAMI
Mensubu olmaktan şeref ve mutluluk duyulan, taşıdığı özellikler ve bizlere tevdi ettiği sorumluluklar, bunlara ait sözcüklerin baş harflerinden oluşan ASKER (TÜRK ASKERİ) kelimesinin
içerisinde toplanmıştır.
Kelimenin aslı Arapça olup, yazılışı ESKR’dir. Daha sonra dilimize ASKER olarak yerleşmiş
ve ORDU deyimi ile birlikte öz malımız olmuştur.
ASKER (ESKR) kelimesi; mensuplarından beklediği özellikleri ifade etmekte olup her bir
harfin kapsadığı anlam şöyledir.
Kelimenin ilk harfi olan “E” Yüce Ruh anlamını taşır. Bu deyim her şeyden önce askerin yüksek
bir ruh yapısına sahip olduğunu ifade eder.
Kelimedeki “S” harfinin ifade ettiği anlamı ise Sağlam fikirdir. Asker, sağlam muhakemesi ile
daima doğru fikri bulur ve savunur.
Asker kelimesindeki “K” harfi ise, Kudretli taktik’dir. Taktik ve strateji kaidelerini en iyi şekilde
bilmek ve uygulamakla kendisini gösterir.
Asker kelimesinin son harfi olan “R” harfi, vücut dayanıklılığı demektir. Askerin vücut yapısı,
her türlü tabiat şartlarına, yokluk ve zorluklara alışmış olmalıdır.
Türk, Allah’ın Kılıcıdır, Türk askeri, Allah’ın Ordusudur, Allah Türkü Korusun.
ASKERLİK MESLEĞİNİN DİĞER MESLEKLERDEN AYIRAN ÖZELLİKLER
Askerlik mesleğini, diğer mesleklerden ayıran ve onu meslekten çok bir yaşam tarzı hâline
getiren, askerliğin kendine özgü fonksiyonlarının yanı sıra her zaman ön planda yer alan vatanseverlik, cesaret, saygı, itaat, disiplin ve otoriteye bağlılık gibi toplumsal ve kişisel değerlerdir. Bu değerleri zayıf olan bir askerin, diğer alanlardaki yeteneklerinin başarılı bir lider olmak için yetersiz kalacağı açık bir gerçektir.
Kanun’da belirtilen vazife ve vasıfların bir kısmı, mesleki değerler (Cumhuriyete, yurda ve millete karşı sevgi ve bağlılık, itaat, sebat ve mukavemet vb.) kapsamına, diğer bir kısmı ise (iyi ahlak sahibi olmak, sır saklamak, tavır ve hareket, intizamseverlilik vb.) kişisel ve insani nitelikler kapsamına girmektedir.
Askerliği bir meslek olarak seçen kişi, kendini mesleğine ve ülkeye adayarak bu görevlere aday olur. Böylece Atamızın emaneti Türkiye Cumhuriyeti’ni, içten ve dıştan gelebilecek tehditlere karşı korumak ve kollamakla görevlendirilen, Atatürkçü Düşünce Sistemi’ni benimsemiş, Atatürk İlke ve İnkılaplarının yılmaz savunucusu Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev almanın bilinci, sevinci ve haklı gururunu yaşar.
Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Mustafa Kemal ATATÜRK.
SUBAY VE ASTSUBAYDA OLMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
Subay ve Astsubaylar ilk görevine başladıktan sonra değişik zorluklarda görev ve sorumluluklarla karşılaşacaktır. Bu kapsamda, yurt içi ve yurt dışında ihtiyaç duyulan ve emredilen her yerde yaşayıp hizmet edebilmeli ve verilen görevleri başarıyla yerine getirebilmelidir.
Subay ve Astsubay, yüksek standartlarda yaşayabileceği gibi çok zor durumlarda da yaşamayı ve çalışmayı da göze almalı ve buna hazır olmalıdır.
Başarının, emekle ve barışta ter dökülerek kazanılabileceği, en büyük başarıların anahtarının takım çalışması ile elde edilebileceği unutulmamalıdır.
Subay Astsubayın belli vasıfları kazanması ve üstün performansı, mesleğin zorluklarına alışmasını sağlar. Bu performansa ulaşmak her şeyden önce bir eğitim meselesidir.
Askerî okullardan başlayarak meslek hayatı boyunca personel kendini sürekli geliştirmeli, başarılı olmalı ve meslekteki son gününe kadar tutku ile mesleğini icra etmelidir.
Gelecekte alınması muhtemel görevler için, yeni gelişmeleri çok iyi bilmesi, Mehmetçiğin niteliklerine göre çok iyi eğitilmesi, uzun süreli bir çalışma yeterliliği, iyi bir iletişim yeteneği, geniş bir dünya görüşü, gelişmiş liderlik vasıfları gibi donanımlara sahip olması gerekir.
SUBAY VE ASTSUBAY MESLEĞİNİN ZOR YÖNLERİ
Birçok özelliğinin yanında askerlik, mahrumiyetlere de katlanmayı gerektiren görevleriyle sadakatle icra edilmesi gereken bir meslektir. Her asker, hayatının belli dönemlerinde bazı sıkıntılarla karşılaşacağını bilmeli ve bunları göğüslemeye hazırlıklı olmalıdır. Müteakip maddelerde sıralanan ve daha başka konuların da eklenmesi mümkün olan zorluklar, askerlik mesleğinin doğal gerekleridir.
Ağır Vazife Şartları: Görevin zorluğu, fedakârlık göstermeyi ve riski göze almayı gerektirmektedir.
Aileden Ayrı Kalma: İcra edilen görevlerin özelliği ve yeri, zaman zaman aileden ayrı kalmayı gerektirebilir.
Sık Yer Değiştirme: Belirli periyotlarla yer değiştirmenin kaçınılmaz olması nedeniyle eşlerin iş durumları ve çocukların eğitimleri, söz konusu yer değişikliğinden olumsuz etkilenen en önemli hususlardır.
ASKERLİK MESLEĞİNİN EN BELİRGİN GÖSTERGELERİ
Askerlik Mesleği sevgisinin en belirgin göstergeleri şunlardır:
Askerlik mesleğinin amaç ve hedeflerini kavrar, mesleğinde ilerlemek için kişisel hedeflerini
belirler,
Üstlendiği görevleri istekle ve hizmet aşkıyla yerine getirmekten zevk alır,
Başkalarının mesleki deneyimlerinden ve birikimlerinden yararlanmanın yollarını arar,
Meslektaşlarıyla iyi ilişkiler tesis etmeye ve paylaşmaya özen gösterir,
Mesleki gelişimi destekleyen kurslara, tatbikatlara, konferanslara ve araştırmalara katılmak
için hevesli davranır,
Özel yaşantısı ile mesleki yaşantısını birbirine karıştırmamaya özen gösterir,
Üniformaya özen gösterir,
Toplum yaşantısında askerlik mesleğinin bir temsilcisi olduğunu aklından çıkarmaz ve buna
göre davranır,
Meslek sevgisini başkalarına da aşılamaya çalışır,
Tutum ve davranışlarıyla saygınlık kazanmaya başlar,
Mesleki değerleri kendi menfaatlerinden üstün tutar. Özetle idealist, işten kaçmayan, araştırmacı, yenilikçi, işi eve getirmeyen, arkadaşça, prensipli, mesleğine yakışanı uygulayan, eğitmen, mesleğine saygılı ve sadık olandır. Ayrıca Bu özelliklere sahipseniz ve sizde var olduğunu komisyona da hissettirirseniz sözlü mülakattan geçmenizde kolay olacaktır.
SUBAY VE ASTSUBAY İMAJINI OLUŞTURAN DEĞERLER
Meslek Sevgisi,
Vazife (Görev) Bilinci,
Dürüstlük,
Bağlılık (Sadakat),
Cesaret,
Fedakârlık,
Yeterlik (Ehliyet),
Mutlak İtaat,
Prensip Sahibi Olmak,
Soğukkanlı ve Sakin Olmak,
Birlik Ruhunu Geliştirmek ve Korumak,
Yeniliğe ve Farklı Fikirlere Açık Olmak,
Astlara Değer Vermek ve Bağlılıklarına Önem Vermek,
İyi Geçinmek,
Sır Saklamak,
Yardımlaşmak,
Görevi Başarma,
Liderlik,
Sadakat,
Beyefendi Olma,
Siyasetten Uzak Durma ve Fikirleri Açık Yüreklilikle Beyan Etme, Subay ve Astsubayın imajını oluşturan mesleki değerlerdir.
LİDERLİK VE ÖZELLİKLERİ
Kişinin gelecekteki umudu, onun şimdiki gücünün kaynağıdır.
Gönlünüz temiz, yüreğiniz sevgi dolu, amacınız büyük olsun.
Başkalarına egemen olmadan önce kendinize egemen olun.
Lider gelişimin kurallarını yaratabilen kişidir.
Dünyada üç çeşit insan vardır:
1. Değişime imkân yaratanlar
2. Değişimi gerçekleştirenler
3. Olanlara hayretle bakanlar
Başkalarını yönetecek kişinin, her şeyden evvel kendisine hükmedebilmesi gerekir.
En büyük zafer, hiç düşmemek değil, her düşüşte kalkabilmektir.
İnsanları ikna etmenin en etkin yollarından biri, onları dinlemektir.
Lider astlarına başarının lezzetini tattırabilen kişidir.
Liderin başarısını, aynı çizgide yürüyecek yeni kuşaklarda yaratacağı azim ve iradenin yoğunluğu
ile ölçülür.
Örnek olsun diye verilen cezada, ferdin zararına, toplumun yararına bir adaletsizlik vardır.
Yaratıcılıktan yoksun bir kişi yanlış cevapları fark edebilir. Ama yanlış soruları anlayabilmek için yaratıcı bir kafaya sahip olmak gerekir.
Etkili liderler, azim ve yaratıcılıkla engelleri nasıl aşacaklarını öğrenirler.
Kontrollü bir mizah yeteneği, günümüz liderinin bir özelliğidir.
Lider kendini ve toplumu yönetmeyi bilen, fakat bu ikisini birbirine karıştırmayan kişidir.
Komutan sadece emir veya ceza verici değil, gerektiğinde koruyucu, öğretici ve problemlere çare bulucu olmalıdır.
Başarılı bir takımın pek çok elleri, ama tek beyni vardır.
İnsanlara, iterek iş yaptırmak lideri başarıya götürmez.
Milli ve askeri değerler askerleri mücadele iter. Onlara ortak bir konuyu paylaşma duygusu verir.
Keşfedilmiş en etkili silah, inanmış ve eğitilmiş insandır.
Yapabilenler yaparlar, yapamayanlar yapmayı öğütlemeye çalışırlar. B.SHAW.
Liderlik; sadece şahsen örnek olmak veya bir savaşı cesaretle yönetmek değil, gerektiği anda doğru bir sözü sakin bir şekilde söyleyebilmektir.
Yönetici konuşur, lider hitap eder.
Görüntü, etkili olmanın en önemli kaynağıdır.
Yaşamınızı yaratma ve biçimlendirmede, amaca odaklanma yetenekli olmaktan daha önemlidir.
Gittiği yönü bilen lider, kendisine inananları da peşinden sürükler.
Lider, hem kendisini hem de birlikte çalıştığı astlarını geliştirme sorumluluğu taşır.
Kendini büyük hissetmek ve göstermek, insana asla güç kazandırmaz.
“Gerçek askerlik; muhtelif ihtimalleri dikkate almak, bunların içinden en uygulanabilir olanı seçmek ve onu sebatla uygulamaktır. İşte bundan dolayı ben, askerliğin daha ziyade sanatkârlığını severim.” ATATÜRK.
“Komutan bir birliğin beyni ve itici gücüdür. Komutansız bir birlik, başsız bir vücuttan farksızdır.” ATATÜRK
“Hiçbir millet yoktur ki, ahlaki temellere dayanmadan yükselebilsin.” ATATÜRK.
ASKERLİK YEMİNİ:
Silahlı Kuvvetlere katılan her asker ant içer. Meslek yemini, askerlik mesleğine yürekten bağlanışın ifadesidir. Tüm personel ettikleri yeminle, verilen görev ve emirleri şahsi görüşleri ile yorumlamadan veya emirlerin mantığını sorgulamadan tam ve başarı ile tamamlamak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya ant içmiş olurlar. Bu husus, askerliğin en basit temelidir. Tüm askerî personele, her hareketinin meslek yemini doğrultusunda olması gerektiği öğretilir ve bu husus daima aranır. Bu yeminle birlikte askerler ülke, ordu ve birlik değerlerine gönüllü olarak yapacakları hizmetler karşılığında, kişisel şereflerini teminat gösterirler. Vatan topraklarının savunulması, bayrak ve sancağın korunması gibi yüce görevler, çeşitli tehlikelerin göze alınmasını, zorluklara katlanılmasını, hatta uğruna seve seve yaşamdan vazgeçilmesini gerektirebilir. Bu fedakârca davranışlarının karşılığı olarak asker kişilerin beklentileri, hiçbir zaman maddi bir ödül veya kişisel bir şöhret olmamalı, yalnızca arkadaşlarına, birliğine ve ulusuna mahcup olmamak gibi çok sade, fakat aynı derecede saygın bir duygudan ibaret olmalıdır.
BARIŞTA VE SAVAŞTA, KARADA, DENİZDE VE HAVADA
HER ZAMAN VE HER YERDE
MİLLETİME VE CUMHURİYETİME
DOĞRULUK VE MUHABBETLE HİZMET,
KANUNLARA VE NİZAMLARA VE AMİRLERİME
İTAAT EDECEĞİME VE ASKERLİĞİN NAMUSUNU,
TÜRK SANCAĞININ ŞANINI CANIMDAN AZİZ BİLİP
İCABINDA VATAN, CUMHURİYET VE VAZİFE UĞRUNDA
SEVE SEVE HAYATIMI FEDA EYLEYECEĞİME
NAMUSUM ÜZERİNE AND İÇERİM.
HARBİYELİ ŞEREF YEMİNİ:
ŞEREF, NAMUSUM;
DÜRÜSTLÜK, KARAKTERİM;
SEVGİ, İNSANLIĞIM;
VAZİFE, AMACIM;
VATAN, HER ŞEYİMDİR;
BU SÖZLERİME HAYATIM BOYUNCA BAĞLI KALACAĞIMA, HARBİYELİ OLARAK TEMİNAT VERİR, ASİL TÜRK MİLLETİNİN HUZURUNDA AND İÇERİM.
SANCAK NEDİR?
Sancak, Türk yurdunu ve Türk Cumhuriyeti’ni iç ve dış tehditlere karşı koruma ve kollama vazifesi ile görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetlerinin Tugay ve Alay seviyesindeki birliklerine Cumhurbaşkanı tarafından tevdi edilir ve o birliğin onur timsalidir.
SANCAK:
- Rengi ile mübarek ecdad kanını,
- Kumaşı ile şehit tenini,
- Parıltısı ile zaferlerin ışığını,
- Ayyıldız ile hürriyet ve istiklali,
- Yazısı ile kahramanlık ve fazileti,
- Gönderi ile millî iradeyi,
- Sırması ile şeref ve mesuliyeti temsil etmektedir.
24 AĞUSTOS 1934 tarihinde, İstanbul Komutanı Korgeneral Ömer Halis BIYIKTAY tarafından Kara Harp Okulu Öğrenci Alayına emanet edilmiştir. Kara Harp Okulu Öğrenci Alayı Sancağı, gölgesinde yemin eden bu şanlı yuvadan feyiz almış tüm Harbiyeliler tarafından lekesiz ve tertemiz olarak bu güne kadar korunmuş olup tüm sancakların anasıdır. Çünkü tarihi şan, şeref ve zaferlerle dolu olan Kara Kuvvetlerinin tüm sancaklarının komutanları, bu şanlı yuvada ve bu sancağın huzurunda yemin etmişlerdir.
SANCAK ŞİİRİ
GEÇİYOR, ÇÖKMEZ OMUZLARDAKİ ŞEREF,
GEÇİYOR, GÖK KUBBENİN EN PARLAK YILDIZI,
GEÇİYOR, AY YILDIZA BÜRÜNMÜŞ ORDU-MİLLET,
GEÇİYOR, ASIRLARA SIĞMAYAN KUDRET,
GEÇİYOR, GEÇMİŞİ GELECEĞE BAĞLAYAN,
BİN YILLIK MAZİYİ TEK BİLEKLE KAVRAYAN,
GEÇİYOR, HARBİYELİNİN ELİNDE GELİNCİKLER GİBİ AÇAN,
GEÇİYOR, IŞIK IŞIK DALGA DALGA VATAN…
GEÇİYOR, CESARET, KAHRAMANLIK ATEŞİ,
GEÇİYOR, BİRLİK, BERABERLİK MEŞALESİ,
GEÇİYOR, “YURT’TA SULH, CİHANDA SULH”UN BEKÇİSİ,
GEÇİYOR, İMAN DOLU GÖĞÜSLERDE MİLLET İRADESİ.
Yorum Ekle